Bir Rüyanın Gerçeğe Dönüşen En Tatlı Hali;
Pileki İstanbul
1996 yılında, dört kardeşin bir araya gelerek hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü Pileki, Üsküdar’da küçük bir adım attı. Yıllar içinde, 1999 Kadıköy, 2001 Feneryolu, 2008 Libadiye ve 2016 Çekmeköy şubeleriyle İstanbul’un farklı semtlerine yayıldı. Ancak bu yolculukta her bir adımda, bir aile değerinin, bir geleneksel lezzetin ve her zaman kaliteye duyulan özenin izlerini takip ettik.
Pileki adı, Karadeniz Bölgesi’nin geleneksel mutfak kültüründen gelir. “Pileki” adı, aslında Karadeniz’de mısır ekmeği pişirilen taş bir kaptır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ne kadar uzanan bu taş, geleneksel ekmek pişirme kabı olarak bilinir ve ekmeğin en lezzetli şekilde piştiği yer olarak tarif edilir. Bu taş, zamanla sadece ekmek değil, geleneksel lezzetlerin de piştiği bir simgeye dönüşmüştür.
Kuruluş Felsefemiz;
İlk yıllarda, dört kardeşin bir araya geldiği ve büyüttüğü Pileki, zamanla farklı bakış açıları ve üretim anlayışlarının bir araya gelmesine tanıklık etti. Aile içindeki farklı vizyonlardan biri, ürünlerin daha butik bir şekilde üretilmesi yönünde bir değişim getirdi. Bu doğrultuda, İshak Bey, Pileki İstanbul’u kurma kararı alarak markanın gelişim sürecine kendi izini bırakmıştır.
İshak Bey’in, butik üretim anlayışını benimsemesiyle Pileki İstanbul, yalnızca bir tatlı markası olmanın ötesine geçip, her bir lezzetin bir sanat eseri gibi özenle üretildiği bir marka halini almıştır. Geleneksel ve yenilikçi lezzetleri harmanlama misyonu, markanın her yönünü şekillendiren temel bir değer haline gelmiştir.
